Hayatımız için vazgeçilmez kaynakların biri de sudur.İnsan yaşamı,tarım ihtiyacı ve endüstriyel ihtiyaçlar söz konusu olduğunda da tatlı su ihtiyacı her daim karşımıza çıkan bir sorun olarak hayatımızda vardır,var olacaktır.Bu sebeple insanlığın başlangıcından beridir su kaynaklarına erişim hayati olarak addedilmiş ve buna göre yerleşim bölgeleri seçilmiştir.
Kullanılabilir su,doğal olarak yağmur ile oluşabilmektedir.Güneş enerjisi ile buharlaşan deniz suyu,yükselerek atmosferin üst katmanlarına ulaşır.Burada düşük basınç ve soğuma sonucunda yoğuşan su buharı,damlacıklar halinde yeryüzüne geri döner.Burada toprağa ulaşarak toprak tarafından emilir,bu birikmeler sonucu nehirleri oluşturur,kuyu rezervleri geliştirir veya çeşitli alçaklıkları kaplayarak göl gibi su kaynaklarının oluşması ile canlılık için gereken su ihtiyacı karşılanmış olur.
Günümüz dünyasında meydana gelen su ihtiyacındaki artış,buna karşılık su kaynaklarının belli bir çevrimden doğan bir sınır ile sabit olması,yaşam için gereken suyun zaman içerisinde yetersiz bir konuma gelmesine sebep olur.Bunun sonucunda insanlık uygarlığı ve ekosistem için hayati sınırlara yaklaşılmış olur.Bu durum elbette ki insanlık uygarlığı için geleceğin problemi olarak görülebilir.Bu sebepler sonucunda teknik gelişmelerin bu yöne kayması şaşılası bir durum olmaktan çıkmaktadır.Su desalinasyon yöntemleri esas olarak düşündüğümüzde suyun temini konusunda kaya yormamız gerekir.Dünyamız analiz edildiğinde fark edilir ki dünyadaki su rezervinin %97 si tuzlu,%1 i ise kullanılabilir su potansiyelindedir.Bu sebeple burada çalışılacak konu deniz suyunun tatlı,kullanılabilir su potansiyeline getirmek esasına dayandırılacaktır.
Desalinasyon,kullanılacak olan suyu oluşturmak için uygulanacak proseste,iş suyu içerisindeki mineral tuzları,organik içerikler,bakteri ve virüsler ile katı parçacıkların uzaklaştırıp temiz su eldesine dayanır.Bu teknik için major fonksiyon suyun tuzluluğudur.Suyun tuzluluğu TDS ile birimlendirilmiş olup açılımı total disolved solid(toplam çözülmüş katı) olarak isimlendirilmiştir.Sıklıkla kabul edilen değer içme suyunda 1000mg/L TDS’dir.Sıklıkla karşılaşılan değerler söz konusu olduğunda şu sonuçlar elde edilmektedir.
· Arıtılmış suda 1500mg/L TDS den daha az.
· Hafif derece tuzlu suda 1000-3000 mg/L TDS.
· Orta derece tuzlu suda 3000-10000 mg/L TDS.
· Yüksek derece tuzlu suda 10000 mg/L TDS den fazla.
Deniz suyunun tuzluluk oranı ortalama olarak 35000 mg/L TDS olarak literatürde mevcuttur.US EPA(US Enviromental Protection Agency) ve Dünya Sağlık Örgütü(WHO) yayınladığı TSD kılavuzuna göre içilebilir suyun tuzluluğu 500-1000 mg/L TSD olarak belirlenmiştir.
Bir diğer parametre ise Alüvyon yağunluğu indeksi(SDI) değeridir.SDI değeri,0.45 mm lik bir filtreden 15 dakikada geçen partikül miktarı olarak tanımlanmıştır.Bu ifade suyun reverse-osmosis(ters ozmos)(RE),elektrodiyaliz(ED) veya elektrodiyaliz reversal(EDR) yöntemlerine uygun olup olmadığını betimler.



teşekkürler
YanıtlaSil